Yanlış bir dosya gönderdikten veya önemli bir tarihi unuttuktan sonra zihninizde beliren ilk cümle ne olur? Bazı kişiler hemen yapılacak düzeltmeye bakar; bazıları ise küçük bir olayı kendi değeri hakkında geniş bir yargıya dönüştürür. Kendine şefkat, zor bir anda yaşananı küçümsemeden kendine nasıl hitap ettiğini fark etmeyi içerir. Hata hakkında konuşmakla kendini bütünüyle suçlamak arasında ayrım yapılabilir.
Sussex Partnership NHS bünyesindeki öz şefkat kaynağı, kişinin zorlandığında kendisine bir arkadaşına gösterebileceği anlayışla yaklaşmasını önerir. Buradaki anlayış, yapılanın sonuçlarını yok saymak değildir. “Bunu yanlış yaptım” cümlesi belirli bir davranışı tarif eder; “Ben hiçbir şeyi beceremem” ise bütün kişiliğinizi kapsayan bir sonuca gider. Bu iki ifade, aynı olayın ardından çok farklı bir iç konuşma oluşturabilir.
Örneğin bir arkadaşınızın doğum gününü yoğun bir haftada unuttuğunuzu düşünün. Kendinizi uzun süre azarlamak, arkadaşınızla yeniden temas kurmanızı da geciktirebilir. Daha somut bir yaklaşım, unuttuğunuzu kabul etmek, onun ne hissettiğini dinlemek ve samimi bir mesaj göndermek olabilir. İç konuşmanızda “Bu benim için önemliydi ve unuttum; şimdi nasıl bir onarım yapabilirim?” sorusuna yer vermek, sorumluluk ile anlayışı yan yana getiren bir örnektir.
Kendine daha yumuşak bir dil kullanmak başlangıçta yapay gelebilir. İnanmadığınız olumlu cümleleri tekrar etmek zorunda değilsiniz. “Her şey harika olacak” yerine “Şu an zorlanıyorum ve bir sonraki küçük adımı düşünebilirim” gibi daha sade bir ifade size daha yakın olabilir. Hangi sözcüğün doğal geldiği kişiden kişiye değişir. Amaç bütün eleştirel düşünceleri silmek veya her zaman sakin kalmak değildir.
Günün sonunda yalnızca hatayı değil, o günün koşullarını da görmek mümkündür. Aynı anda kaç sorumluluğunuz vardı, ne kadar bilgiye sahiptiniz, nerede destek gerekiyordu? Bu sorular mazeret üretmek için değil, olayın tamamını anlamak için sorulabilir. Bir sonraki sefer hatırlatıcı kullanmak gibi pratik bir düzenleme yapılabilir. Kendinize saygılı bir dil, hem yaşadığınız güçlüğü kabul etmeye hem de gerektiğinde davranışınızı değiştirmeyi düşünmeye yer bırakabilir.