Bir doğum günü, bayram veya ölüm yıldönümü yaklaşırken takvimdeki tarih gündelik hayatta daha fazla yer kaplayabilir. Kimi kişi o günü önceden planlamak ister; kimi henüz ne yapacağını bilemez. Özel bir tarihin yaklaşmasıyla duyguların yoğunlaşması mümkündür. Bununla birlikte herkesin aynı günü aynı şekilde yaşaması veya mutlaka bir anma düzenlemesi gerekmez.
NHS'nin yas rehberlerinde önemli günler için önceden düşünmeye yer verilir. Buradaki planlama, hissedilecek duyguları kontrol etme sözü değildir. Daha çok, o gün işte olmak, yalnız kalmak veya yakınlarla görüşmek gibi seçenekleri değerlendirmektir. Travmatik olayların yıldönümlerine ilişkin VA kaynağı da hatırlatıcıların etkisinin değişebildiğini açıklar. Tarihle bağlantılı zorlanma tek başına bir tanı anlamına gelmez.
Varsayımsal bir örnekte, bir kişi annesinin doğum gününde bütün akrabaları evinde ağırlamayı düşünüyor olsun. Tarih yaklaştıkça bunun yorucu olacağını fark edebilir. Planı kısa bir buluşmaya çevirmek, ertelemek veya yalnızca bir kişiyi davet etmek mümkündür. Önceden verilmiş bir kararın yeniden konuşulması, anının önemini azaltmaz. Kişinin o zamanki koşullarıyla bugünkü ihtiyacı aynı olmayabilir.
Ortak bir anma düşünülüyorsa katılım biçimlerini konuşmak işe yarayabilir. Bir yakının fotoğraf paylaşmak istemesi, herkesin sosyal medyada görünmek isteyeceği anlamına gelmez. Örneğin “Bu fotoğrafı aile içinde tutalım” demek mümkün bir sınırdır. Hatırlama biçiminin mahremiyeti, süresi ve masrafı da duygular kadar somut konulardır. Aynı kişinin farklı yıllarda farklı tercihler yapmasına alan kalabilir.
Günün sonrasını da düşünmek, planın unutulan bir parçasını tamamlar. Ertesi sabah yoğun bir program olup olmadığı veya ulaşılabilecek bir yakının bulunması gözden geçirilebilir. Tarih beklenenden sakin geçerse bunu yanlış yaşanmış bir gün gibi değerlendirmek gerekmez. Zor geçerse de bütün ilerlemeyi silen bir sonuç çıkarılamaz. Özel günler, kişisel bir sınavdan çok, değişen ihtiyaçların yeniden fark edildiği zamanlar olabilir.