Yalnızlık her zaman tek başına olmakla aynı anlama gelmez. Gün boyunca birçok insanla konuşup akşam kendinizi kimseyle gerçek bir temas kurmamış gibi hissedebilirsiniz. Başka bir gün ise evde yalnız geçirdiğiniz zaman dinlendirici olabilir. Yalnızlık deneyimini anlamak için çevrenizdeki insanları saymaktan çok, ihtiyaç duyduğunuz ilişkinin hangi yanının eksik kaldığını düşünmek daha açıklayıcı olabilir.

NHS'nin yalnızlık kaynağı, bu deneyimin kişisel olduğunu ve yakın duygusal bağ, arkadaşlık veya aidiyet ihtiyaçlarıyla farklı şekillerde ilişkilenebildiğini belirtir. Bu nedenle herkes için aynı sosyal plan uygun olmayabilir. Bir kişinin kalabalık bir etkinlikte aradığı şey yeni insanlarla tanışmakken, başka biri zaten tanıdığı biriyle rahatça konuşabileceği bir saat istiyor olabilir. Bu farkı görmek, kendinizi başkalarıyla karşılaştırmayı azaltabilecek bir başlangıçtır.

Örneğin yeni bir şehirde çalışan birinin hafta sonunu art arda etkinliklerle doldurduğunu düşünelim. Çok kişiyle tanışmasına rağmen konuşmalar hep tanışma düzeyinde kalır. Belki ihtiyacı daha fazla etkinlikten çok, aynı kişilerle yeniden karşılaşabileceği bir ortamdır. Sevdiği bir uğraşın düzenli buluşmasına katılmak, onun için böyle bir olasılık sunabilir. Bunun hemen yakın arkadaşlığa dönüşmesi beklenmez; kişi ortamın kendisine uygun olup olmadığını zaman içinde değerlendirebilir.

Var olan ilişkilerde de ihtiyaçları daha açık söylemek mümkündür. “Kimse beni aramıyor” diye düşünürken, belirli bir arkadaşınıza birlikte yürümek istediğinizi iletebilirsiniz. Karşı tarafın o gün uygun olmaması, ilişkinin bütün anlamını açıklamaz. Aynı zamanda ilişkide sürekli tek taraflı çaba olduğunu düşünüyorsanız bunu da ciddiye almak gerekir. Bağ kurmak, her ilişkiyi ne pahasına olursa olsun sürdürmek zorunda olmak değildir.

Yalnız hissettiğinizi paylaşmak bazen utandırıcı gelebilir; ancak bu duygu bir kişisel yetersizlik ölçüsü değildir. Yeni bir dönem, kayıp, sağlık koşulları veya çalışma düzeni sosyal bağları etkileyebilir. “En çok hangi anlarda yalnız hissediyorum?” sorusu ihtiyaçlarınızı somutlaştırabilir. Duygu uzun süredir devam ediyor veya günlük yaşamınızı belirgin biçimde etkiliyorsa uygun destek seçeneklerini değerlendirebilirsiniz. Kendinize yakın gelen bir ilişki biçimini aramak, başka insanların sosyal hayatını taklit etmek zorunda olmadan mümkündür.