Bir yakının ölümünden sonra aynı aile içinde farklı tepkiler görülebilir. Bir kişi sık sık konuşmak isterken diğeri sessiz kalabilir; günlük işlerle meşgul olan biri de derin bir üzüntü yaşıyor olabilir. Bu farklılıklar, kimin daha çok sevdiğinin ölçüsü değildir. Yasın herkes için aynı sırayla ve aynı hızla ilerlediğini varsaymak, aile üyelerinin birbirini anlamasını zorlaştırabilir.

Amerikan Psikoloji Derneği, kayıp sonrasında sosyal desteğin ve günlük ihtiyaçlara özen göstermenin önemini vurgular. Destek sunarken doğru cümleyi bulmak zorunda hissetmek yorucu olabilir. Bazen “Bugün yanında oturmamı ister misin?” gibi açık bir teklif yeterlidir. Kişinin konuşmak istemediği zamanlarda da varlığınızı hissettirmek mümkündür. Suskunluğu hemen doldurmaya çalışmadan, onun tercihine dikkat eden bir eşlik biçimi düşünülebilir.

Örneğin, kayıp yaşayan bir aile üyesine herkes “Bir şeye ihtiyacın olursa söyle” diyor olsun. Günlük kararlar bile yorucu geldiğinde bu genel teklifin karşılığını vermek zorlaşabilir. Daha somut bir seçenek, “Yarın alışverişe gidiyorum; istersen listen için de uğrayabilirim” demektir. Teklif kabul edilmeyebilir. Yardımın biçimini ve zamanını karşı tarafın belirlemesine alan bırakmak, desteği bir baskıya dönüştürmemeyi sağlar.

Çocuklar da ailedeki kaybı yaşlarına ve deneyimlerine göre anlamlandırır. UNICEF, ölümü açıklarken dürüst, sade ve anlaşılır sözcükler kullanmayı; kafa karıştırabilecek dolaylı ifadelerden kaçınmayı önerir. Çocuk aynı soruyu tekrar sorabilir veya kısa süre sonra oyununa dönebilir. Bu durum, hiç etkilenmediği anlamına gelmez. Tanıdık bakım ve günlük düzenin mümkün olduğunca sürmesi, değişen hayatın içinde bilinen noktalar sağlayabilir.

Anıları paylaşmak bazı aile üyeleri için anlamlıyken diğerleri henüz hazır olmayabilir. Bir fotoğrafa bakmak, bir yemeği birlikte hazırlamak veya bir anıyı yazmak seçenek olarak sunulabilir; katılım zorunlu tutulmayabilir. Özel günlerde ihtiyaçlar yeniden değişebilir. Aile üyelerinin kendi yorgunluklarını ve sınırlarını da dile getirmesi önemlidir. Birbirine eşlik etmek, herkesin sürekli güçlü görünmesini değil, ihtiyaçların ve duyguların konuşulabilmesini içerir.