Psikodrama adı ilk duyulduğunda tiyatro sahnesi, ezberlenmiş replikler veya oyunculuk becerisi akla gelebilir. Oysa yöntemi tanımak için önce çalışmanın amacı ve yürütüldüğü çerçeveye bakmak gerekir. ASGPP, psikodramayı kişisel ya da ortak konuların yönlendirilmiş dramatik eylem yoluyla ele alınabildiği bir yaklaşım olarak tanımlar. Sözel anlatımın yanında deneyimsel yolların bulunması, yöntemin ayırt edici özelliklerinden biridir.
Bir psikodrama çalışmasının kapsamı; eğitim, kişisel gelişim veya klinik bağlam gibi farklı amaçlara göre değişebilir. Bu nedenle yalnızca etkinliğin adından hareketle ne sunulduğu anlaşılmaz. Çalışmayı kimin yürüttüğü, ilgili eğitiminin kapsamı, katılım koşulları ve grubun amacı önceden açıklanmalıdır. Mesleki etik kaynakları da katılımcıya uygunluk, açık bilgilendirme ve gizlilik çerçevesi üzerinde durur.
Varsayımsal bir örnekte kişi, toplantılarda düşüncesini söylemekte zorlandığını fark ediyor olsun. Bu konuyla bir çalışmaya başvurması, mutlaka belirli bir canlandırma yapacağı anlamına gelmez. Önce beklentisi, hazır oluşu ve çalışmanın uygunluğu konuşulur. Konunun nasıl ele alınacağı, yürütücünün yetkinliği ve grubun çerçevesi içinde belirlenir. Buradaki örnek, tekniğin evde uygulanmasına yönelik bir yönerge değildir.
Bir grupta başkasını dinlemek veya bir deneyime tanıklık etmek de kişinin kendisinde bazı sorular uyandırabilir. Ancak bundan herkesin aynı şekilde etkileneceği sonucu çıkarılamaz. Bir katılımcının güçlü bir deneyim bildirmesi, diğerinin de benzer bir yoğunluğa ulaşması gerektiğini göstermez. Çalışmanın değerini yalnızca ne kadar dramatik göründüğüyle değerlendirmek, daha sessiz fark edişleri ve kişisel sınırları gözden kaçırabilir.
İlk görüşmede “Bu çalışma hangi amaçla yapılıyor?”, “Katılım biçimleri neler?” ve “Rahatsız olduğumda nasıl bildirebilirim?” diye sorulabilir. Yanıtların anlaşılır olması, kişinin beklentisini gerçekçi kurmasına yardımcı olur. Psikodrama hakkında bilgi edinmek, hemen katılma yükümlülüğü doğurmaz. Yöntemi tanırken merakla birlikte sınırların, eğitimin ve sorumlulukların da konuşulması, kararın yalnızca tanıtım diline dayanmasını önleyen önemli bir başlangıç noktasıdır.