Birinin zorlandığını duyduğumuzda hemen bir çözüm önermek isteyebiliriz. “Ben olsam şöyle yapardım” cümlesi çoğu zaman yardım etme niyeti taşır. Grup içinde ise hızlı öneriler, anlatan kişinin kendi düşüncesini tamamlamasına ayrılan alanı daraltabilir. Kişi belki çözüm aramaktan önce ne yaşadığını ifade etmek veya anlaşıldığını hissetmek istiyordur. Bunu sormadan bilmemiz mümkün değildir.
Florida Üniversitesinin grup danışmanlığı oryantasyonu, tavsiyeden önce anlayış ve destek sunmaya dikkat çeker. Dinlemek, sessizce bir sonraki yanıtı hazırlamaktan farklıdır. Kişinin kullandığı sözcükleri ve hangi noktada durduğunu takip etmek, konuşmanın odağını korumaya yardımcı olabilir. Grup çalışmasının kendi paylaşım kuralları da bu yaklaşımı belirler; her grup geri bildirimi aynı biçimde kullanmayabilir.
Bir örnekte katılımcı, iş arkadaşından gelen talebi reddetmekte zorlandığını anlatıyor olsun. Diğeri hemen “Mesajlarına cevap verme” dediğinde, anlatan kişinin işi, koşulları ve beklentileri bilinmeden öneri verilmiş olur. “Bunu anlatırken arada kalmış hissettiğini duydum, doğru mu anladım?” gibi bir ifade ise önce anlamayı kontrol eder. Kişi bu yorumu düzeltebilir; dinleyen kendi yorumuna bağlı kalmak zorunda değildir.
Kendi deneyiminden söz etmek de dikkat gerektirir. “Bende böyle olmuştu” ifadesi bir paylaşım olabilir; ancak uzun bir anlatıyla diğer kişinin konusunu gölgede bırakabilir. Ne kadar ve hangi amaçla konuştuğumuz fark edilebilir. Benzerlik kurarken deneyimlerin aynı olduğu varsayılmaz. Geri bildirim verilecekse kişinin karakteri hakkında hüküm yerine, o anda gözlenen belirli davranış ve dinleyende uyandırdığı düşünce konuşulabilir.
Bazen katılımcı açıkça öneri ister. Bu durumda bile önerinin uygunluğu, grup çerçevesi ve kişinin kendi karar hakkı gözetilerek ele alınabilir. Her öneriyi kabul etmesi beklenmez. Dinleyen için yararlı bir iç soru, “Şu anda onu anlamaya mı çalışıyorum, belirsizliği kendim için hızla bitirmeye mi?” olabilir. Bu, bir test değil, konuşmadaki konumumuzu fark etmeye yönelik kişisel bir düşünme davetidir.