Bir ergenin ödevi sürekli ertelemesi, dışarıdan bakıldığında isteksizlik gibi görünebilir. Ancak aynı davranış farklı durumlarda ortaya çıkabilir: Görevin belirsizliği, çok büyük görünmesi, hata yapma endişesi veya günün yoğunluğu başlangıcı zorlaştırabilir. “Tembelsin” gibi bir etiket, hangi noktada desteğe ihtiyaç olduğunu açıklamaz. İlk adım, gecikmenin tam olarak nerede başladığını merak etmektir.

Örneğin öğrenci bir sunumu günlerdir açmıyor olsun. “Sunumu yap” demek yerine işin aşamalarına bakılabilir: Konu seçmek, kaynak bulmak, ana fikirleri ayırmak ve düzenlemek. Öğrenci konuyu seçmiş ama uygun kaynak bulamamışsa asıl engel ortaya çıkar. Bugünün görevi yalnızca öğretmenin önerdiği kaynak listesini incelemek olabilir. Böyle bir başlangıç, bütün sunumun o akşam tamamlanması gerektiği düşüncesini hafifletebilir.

Bazı öğrenciler ilk denemenin hemen düzgün olmasını bekler. Bir paragraf yazıp silmek, kapağı tekrar tekrar düzenlemek veya sürekli daha iyi bir fikir aramak da çalışmayı geciktirebilir. Öğrenci, ilk dosyasına “taslak” adını verip yalnızca düşüncelerini topladığı bir bölüm açabilir. Örneğin üç eksik cümle yazmak, sonra bunlardan hangisini geliştireceğine karar vermek için somut bir malzeme oluşturur.

Çevredeki düzenlemeler de kişiye göre denenebilir. Bir öğrenci arkadaşının yanında kendi ödevini yaparken daha kolay başlayabilir; başka biri sessiz bir köşeyi tercih edebilir. Başlamadan önce sürekli yeni hazırlıklar eklenip eklenmediğine de bakılabilir. Çalışma masasının kusursuz görünmesi gerekmeyebilir. Kalem, yönerge ve gerekli kaynak hazırsa, masayı yeniden düzenlemek bir sonraki iş olarak bırakılabilir.

Ebeveyn, öğrencinin seçtiği küçük hedefi daha sonra konuşmayı önerebilir: “Akşam kaynak bulma kısmının nasıl gittiğini dinleyebilirim.” İlerleme olduğunda hangi adımın işe yaradığı ele alınabilir; olmadığında engel yeniden incelenir. Erteleme okul yaşamını ve günlük işlevleri belirgin biçimde zorlaştırıyorsa rehberlik servisi veya uygun bir uzmanla görüşmek düşünülebilir. Yardım istemek, sorumluluğu tamamen bırakmak anlamına gelmez.