Evde birlikte yaşamak, bazı davranışlar için ortak kurallar gerektirir. Sınır koymak; güvenliği, başkalarının haklarını ve günlük işleyişi gözetirken çocuğa yol göstermeyi içerir. Çocuğun duygusunu dinlemek ile bir davranışı durdurmak aynı konuşmada yer alabilir. Örneğin, bir oyunu bırakmak istemediğini anlayabilir ve yine de evden çıkma zamanının geldiğini söyleyebilirsiniz. Duyulmak, her isteğin gerçekleşeceği anlamına gelmez.
Bir kuralı açıklarken çocuğun ne yapmasını beklediğinizi somutlaştırmak yardımcı olabilir. “Düzgün davran” ifadesi farklı biçimlerde anlaşılabilir. “Bu koridorda yavaş yürüyoruz; kapılardan insanlar çıkabilir” cümlesi ise hem beklentiyi hem gerekçeyi gösterir. Yaşını ve yapabildiklerini hesaba katmak önemlidir. Uzun bir alışveriş boyunca hiç sıkılmamasını beklemek ile kısa bir süre yanınızda yürümesini istemek aynı türden beklentiler değildir.
Sınırın içinde küçük seçenekler bulunabilir. Örneğin, masayı boyamak isteyen bir çocuğa “Masanın üstüne çizmiyoruz; büyük kâğıdı burada mı, yerde mi kullanmak istersin?” diyebilirsiniz. Sunulan iki seçenek de gerçekten uygulanabilir olmalıdır. “Hazırlanacak mısın?” diye sorduğunuz hâlde hayır yanıtını kabul edemeyecekseniz, bunun bir seçim olmadığını fark etmek gerekir. Hazırlanma sırasındaki uygun bir ayrıntı için seçim sunmak daha açık olabilir.
Çocuk kurala itiraz ettiğinde, aynı açıklamayı giderek yükselen sesle tekrarlamak yerine kısa ve anlaşılır kalmayı deneyebilirsiniz. “Devam etmek istediğini biliyorum; bugün süre burada bitiyor” gibi bir ifade hem isteğini tanır hem sınırı korur. Fiziksel ceza, aşağılama ve korkutma destekleyici sınır koymanın parçası değildir. Zor bir anda yetişkinin kendi tepkisini yavaşlatması, konuşmanın güvenli biçimde sürmesine katkı sağlayabilir.
Kuralların uygulanışını daha sakin bir zamanda değerlendirmek de yararlıdır. Sabah aynı konuda sürekli zorlanılıyorsa yalnızca çocuğun davranışına değil, hazırlık için ayrılan zamana ve yönergenin açıklığına bakabilirsiniz. Çantanın yerini birlikte belirlemek veya yapılacakları resimle göstermek gibi bir değişiklik seçilebilir. Tutarlılık, koşulları hiç değerlendirmeden aynı şeyi yapmak değildir; çocuğun anlayabileceği beklentileri, uygulanabilir bir düzen içinde tekrar tekrar açıklamaktır.