Kreş kapısında, bir yakının evinde veya ebeveyn işe giderken yaşanan vedalar çocuk için farklı duygular taşıyabilir. Çocuk bir gün rahatça ayrılırken başka bir gün yanında kalmanızı isteyebilir. Tek bir zor veda, çocuğun bağımsızlığı veya ebeveynliği hakkında kesin bir sonuca götürmez. UNICEF, küçük çocukların geçici ayrılıkları anlamayı öğrenirken endişe yaşayabildiğini ve duygularına şefkatle yaklaşmanın önemini hatırlatır.
Hazırlık, vedalaşma anından önce başlayabilir. Çocuğun kiminle kalacağını, nerede bulunacağını ve sonrasında ne olacağını anlayabileceği sözcüklerle konuşmak belirsizliği azaltabilecek bir yaklaşımdır. “Sonra gelirim” yerine günlük akışta tanıdığı bir olaya işaret etmek daha somut olabilir. Ancak dönüş konusunda verilen bilgi gerçekçi olmalıdır. Yetişkinin yerine getiremeyeceği bir söz, sonraki vedalarda yeni sorular doğurabilir.
Örnek olarak, ilk kez bir oyun grubuna katılan çocuğu düşünelim. Çocuk “Sen de otur” dediğinde ebeveyn önce “Burada yeni insanlarla kalmak sana zor geliyor” diyebilir. Ardından görevli yetişkinle daha önce kararlaştırılmış geçişi sade biçimde anlatabilir. Çocuğun duygusunu adlandırmak, bütün düzeni o anda yeniden tartışmaya açmadan da mümkün olabilir. Uygulama çocuğun yaşına ve ortamın koşullarına göre değişir.
Amerikan Pediatri Akademisi, kısa ve tanıdık vedalaşma alışkanlıkları ile verilen dönüş sözünün tutulmasına dikkat çeker. Ailenin kendine özgü bir el hareketi, kısa bir cümlesi veya sarılması olabilir. Bu alışkanlığın gösterişli olması gerekmez. Çocukla kalacak yetişkinin yaklaşımını da önceden konuşmak, herkesin aynı bilgiyi paylaşmasını sağlar. Çocuğun ihtiyaçları hakkındaki iletişim, yalnızca ayrılık anına bırakılmayabilir.
Buluşma sonrasında günün nasıl geçtiğini öğrenirken çocuğu sorguya çekmeden alan açılabilir. “Ben yokken en çok neyle ilgilendin?” gibi somut bir soru, uzun bir açıklamadan daha ulaşılabilir olabilir. Yanıt gelmezse sohbet başka bir zamana kalabilir. Ayrılık sürecini değerlendirirken yalnızca kapıdaki gözyaşlarına değil, gün içindeki deneyimlere, bakım verenin gözlemlerine ve çocuğun anlattıklarına birlikte bakmak daha kapsamlı bir tablo sunar.